17 Ocak 2013

Yazı çok karışık oldu lan

Birisine gerçekten sevgiyle bağlanmak mı? Yoksa bağlandığını söyleyip yalanlar üzerine uçkurunuz uğruna bir ilişki yaşamak mı? Seçimin hangisi olurdu?

Muhtemelen “sevgiyle bağlanmak” diyeceksin ve ilişkinin gidişatını yaşarken de “uçkurunun uğruna” bir ilişki yaşayacaksın. Evet bu bir gerçek. Bazen çevreme bakıyorum da böyle arkadaşlarım var. Mesela İstanbul’daki bazı arkadaşlarım sadece “seks” üzerine ilişki kuruyor. Ulan adam resmen “ben yatmak için hatun arıyorum” diyor ve buluyor da. Yani fuckbody bulmak hiç de zor değil artık kadınlar için. Erkekler için de öyle.

Kısacası şu sıralar herkes cinsel hayatlarına aşk etiketini yapıştırıyor ve aşkı bel altına sokuyor. Böylece aşk denilen kavramı da sikmiş oluyor.

Her neyse. Bayadır yazı yazmadığımı fark ettim. Aslında bazen yazasım geldi ama kaçtım. Neyden kaçtıysam artık. Zaten okuyan da yok amına koyim. Böylesi daha iyi lan. Kendimi yazarak rahatlatıyorum.

Ama şu bir gerçek ki, elimde olsaydı edebiyat, psikoloji falan okumak isterdim. Değişik şeyler. Hele ki şu sıralar izlediğim yabancı bir dizi baya etkiledi beni. Dizide hatunla adamın arası bozuluyor ve ben de mal gibi, bildiğin karı gibi üzülüyorum lan. Harbiden bak. Mutlu olsunlar istiyorum mesela. Ama mutlu olacaklarını da anladım sonunda. Hatun da çok tatlı. Sırf onun için izliyorum zaten diziyi.

Düşünsene, beynine yeteri kadar elektrik verilirse sayısal zekanın 24 saat süreyle mükemmel olacağı söyleniyor. Bu bir gerçek. İnsan beyni bunu yapabiliyor. Özür dilerim. Unuttum. Bende beyin de yoktu. Her neyse, siz beyni olanlar bunu bir düşünün. Fakat 220 voltu kendinize vererek patates kızartmasına dönmesin sakın. Bu bilimsel bir araştırmanın sonucu bildiğim kadarıyla.

Bacağımdaki kıllar gibi karmakarışık bi yazı oldu lan bu. Siktir et, ben olsam okumazdım bu yazıyı. Her yazıda olduğu gibi bu yazıda size şarkı dinletmeyeceğim. Ne dinliyorsanız ona devam edin.

En önemlisi, kalbinizde çalan müziğe kulak verin. Hem kalbinizi hem de ruhunuzu besler o şarkı.

4 yorum: